melankoli_hüzün_yazar

hayattaki hüzünler;bir çok kişi tarafından paylaşılırken melankoli ise: tek başına paylaşılmaktadır.Melankoli bireyin kavuşamaması, bir kara sevda hüzün ise: şehrin tarihin geçmişlignin yakınmaları zamanın geçirimsizligiydi.Hem bireyden hemde şehirden kopan giden anıların bir parçasıdır. Daha o gün o eşsiz yerlerden geçip adsız gecekondular üzerinde gezinenler şehrin bir parçasını geri gelmeyen zaman için üzülürlerdi.Oysaki; o kadar yıllanmış bu şehir her güzelliginde bir hüzün yaratmakta onları içinde tutmaktaydı.Buna birde garpçı gözüyle baktıgımızda; doguda mistik bir yapı egzotik bir çekiçilik vardı. Neydi acaba onları bu dogu medeniyetine çeken? sefalet mi yoksa eski tarihin yıkıntıları arasında ki insanlarmı? yada onların hüzünlerimiydi.. Neydi bazıları ihtişamlı haremi görebilmek için bazılarıda melankolisinden kurtulmak için gelirlerdi.Kendilerini unttuklarında batıdan kopmuş yıkıntılar içerisinde şehrin hüznünü görürken bir yandanda dogunun gizemini çözmeye çalışırken  düşünürlerdi.O eski ana dönmekmi, yoksa var olanı mı yaşamak mıydı?. Hayat aslında onları buraya getiren ülkenin geçmiş tarihi ondan kalan kalıntılardı,şimdi başka bir diyarda olmanın şaadan ve  medeniyetten kopup hayatın gerçek yüzüyle karşılaşmanın verdigi kırıklık vardı içlerinde. Bu hayal kırıklıgı;istenilen dogunun  var olmaması her şeyden uzak olma çoşkusuyla karışınca bir burukluk yaratır, onları oraya zorunluymuş gibi kılardı. Egzotikligi ise, tarihten kalmış kalıntılar,hayaller kendinde oraya ait bir şey olarak gösteriridi.Şimdi dahada çoşkulu ve özlemli olarak yazacaklardı.Gizemi gerçekle karıştırabilecek  dogruları bulabilecek dahada tarafsız düşüneceklerdi. Şimdi ince bir çizgiden hayata bakarken ikisininde ortasını bulup var olanı gerçekle yaşayıp hayatın bilinmeyen zevkine varacaklardı..

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !